25 Kasım 2010 Perşembe

25 Ekim 2010 Pazartesi

Studying economics..

frankly, I hate studying economics... I can't stand it... Nothing is OK in my mind.. I dont know the reason why.. All the concepts are getting more confusing day by day... Also some points are a little bit controversial to me:) Anyway.. I've gotta force myself to study.. Full encouragement and concentration I think... Try a little bit harder girl :) You can handle it ^^ Everything will turn out fine:) Still hoping.. still waiting for miracles :)

27 Temmuz 2010 Salı

yo solo quiero caminar...

Yo solo quiero caminar como corre la lluvia en el cristal, como camina el rio hacia la mar...


Öyle işte... "Capricho arabe♫♪" ne de güzel bir gitar solosuymuş öyle! Sıkılıyorum. Bazen düşünüyorum şükredecek ne kadar çok şeye sahibiz diye: soluduğum hava, sahip olduklarım, yitirdiklerime bile... Her neyse işte... Bu cuma yaz okulum sona eriyor. Staj aramaya devam edeceğim. Allah'ım hiçbirimizi utandırmasın inşaallah.



Ay'ı ve yıldızları kucaklamak istiyorum. Bir kucak dolusu yıldız. Ne güzel!

9 Temmuz 2010 Cuma

Yo vivo enamoraA :( quieroooo a ti te quieroooo

Que me yeve contigo pq ya no me hallo
fuera de tu cariño...

Yo vivo enamoraO y para mi tus besos
son como la fuente de mi pensamiento

que me yeve contigo pq ya no me hallo
fuera de tu cariño...

Y al amanecer siento q me yama
como un torbellino despierta mi alma!
quiero q sientas como yo siento
y q me yames de noches en sueños
Ser como el arbol q te acobija
cuando la sombra la nesesito

que me yeve contigo pq ya no me hallo
fuera de tu cariño...

Dios q te yevo con él.
yo le pregunto a usté cuando
me va a subir a los cielos para besarte tus labios

Te quiero yo a ti te quiero, de tu cariño soy prisionero..:(((((((((((((

8 Temmuz 2010 Perşembe

Yağmur yağıyor:)

Allah dışarda kalan insanların, hayvanların yardımcısı olsun inşallah ve herkesin "Miraç Kandili" mübarek olsun:) Aslında çok mutsuz olmam gerekiyor, kedim öldü, param yok bu yüzden kirayı veremiyorum, faturalar birikti, iş bulmam lazım; fakat başvurduğum hiçbir yerden olumlu bir yanıt alamadım, dişim ağrıyor; kanal tedavisi yapılmasına rağmen hala sol tarafımla bir şeyler çiğneyemiyorum, staj yapmayı planlamıştım; fakat bu parasızlık olaylarından ötürü çalışmam gerekiyor vesaire vesaire vesaire... Amaaaan Allah başka sıkıntısı vermesin diyerek gülümsüyorum kocaman:))))))))))))))))))) It's a wonderful, wonderful life :) Yarın tekrar dişçi randevum var:( Sanırım şimdi leblebi yerken dişimi kırdım:D

5 Temmuz 2010 Pazartesi

..?..

Bir gökyüzü vardı
Eteklerinde uçardı kuşlar
Süzülürdü içinden kuru bir yaprak rüzgârla,
Taşırdı bulutlarını göğün başka diyarlara.
Maviydi, griydi, siyahtı hatta kızıldı.
Renk renkti düşler gibi, bazen renksizdi;
Saydamdı gözyaşlarından.
Bazen küçük bir kızın rüyalarına girerdi,
Uçardı üzerinden şekil şekil bulutların,
Hiç düşmezdi yere.
Tüm maviliklerini dolaşırdı göğün.
Bazen bir adam düşlerdi onu.
Onun düşünde yıldızlar vardı,
Ay ışığı, bazen gözyaşı…

22 Haziran 2010 Salı

masal mı dediniz? evet ben o hayalperestim.

Keşke hayat masallardan ibaret olsa... Bazen hayal ediyorum. Elimde bir müzik kutusu, içinden çıkan balerin durmadan dönüyor. Hava ılık mı ılık... Bir bakıyorum ki pencereden, pespembe pamuk şeker gibi karlar düşüyor yere. Her şey parıldıyor, yanıp sönüyor. Ya da bardaktan boşanırcasına bir yağmur altında, gecenin karanlığında dışarı çıkıp sahilde delice koşmak...koşmak tabi yalnız değil... İşte budur dediğin diğer hayalperest de yanında. Yağmur yağıyor, gece; ama gökkuşağını görüyorum, Ay'ın diğer yanında. Heryer çiçek, kuşlar yağmurda ağaç dallarına çekilmiş, kendi aralarında bilmediğim bir dilden konuşuyorlar. Sadece kedileri ve köpekleri anlayabiliyorum. Yıldızları, elimi uzatsam tutacakmışım gibi hissediyorum nedense. Parlaklıkları gözlerimi kamaştırıyor.

Que bonito seria tu mar, si supiera yo nadar... *Denizin olmak ne de güzel olurdu eğer ben yüzmeyi bilseydim.*

11 Haziran 2010 Cuma

Selanik Türküsü

Ah neyleyim şu gönlüme,
Hasret kaldım sevdiğime...



Yazıp doldurmak isterdim şu boş satırları; ama elim varmıyor. Sağlıcakla...




5 Haziran 2010 Cumartesi

Ve yağmur yağdı...


Kaç gündür dua ediyordum böylesine güzel bir yağmuru görmek için. Mutluyum... İnşallah evsizler ve sokak hayvanlarının barınacak bir yerleri vardır. Aklım onlardaydı. Dünden farklı hiçbir şey olmadı, aynı durağanlık devam ediyor. Sabah kötü bir haberle güne gözlerimi açıp, gecesinde mutlu olarak yatabiliyorum ya işte bu çok güzel. Midem ve dişlerim çok ağrıyor. Biraz kafayı üşüttüm galiba. Neyse... Sırf yağmur yağdı diye yazdım zaten. Sağlıcakla tekrar!




Su aroma esparcia con el viento..morena..morena

Lagrimas de un amante desesparado, su alma llena de tristeza se quemaba...

4 Haziran 2010 Cuma

No me quedan días de verano, el viento se los llevó.

Sabahın 5'i... uyuyamayan ben, kedim (nam-ı diğer Salam) kelebek kovalıyor, bense hem ağlıyor hem de yazıyorum. Olanlar ortada, konuşmak dahi istemiyorum! Keşke dünyada sadece Güneş, Gökkuşağı, Uçurtma ve Ay olsaydı. Şimdi de yaz okulunu bekliyorum. Hayırlısı bakalım... Görüyorum ki ağzımı bıçak açmıyor; yazasım pek yok. Sağlıcakla insanoğlu.




"Ver ha-yat ba-na düş o-lan aş-kı kuş-lar a-ğıt-lar-da...ken-de-run-tan-bul..."


...un cielo de nubes negras cubría el último adiós*

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Gecenin körü yazısı...

Başlamadan önce;

Şu aralar bağlaç olan "de"leri ayırmayanlarla fena halde kafayı bozmuş bulunmaktayım, neden ben de bilmiyorum? Sanki gözüme sokuyorlar bu hatayı!

Saat gecenin 3 buçuğu, aslında benim gibi bir insan için erken bile sayılabilir. Finallerim bitti; fakat yapmam gereken son iki ödevim var! Ödevlerden nefret ediyorum:) Neyse... Ayşecik uyudu, psikopat kedi Salam zaten uyumaktan başka bir şey yapmıyor, ben de artık sıkıntıdan bılogır'a dadanmış durumdayım. Diğer insanlarda da bu takıntı var mı bilmiyorum; ama sevdiğim bir şarkıyı üst üste neredeyse 85 milyon kez dinliyorum. Hey Allah'ım! Öneriyorum: "Oi Va Voi- Tatar Love Song" başka.... son günlerde hayatım normal günlerine nazaran fazla hareketliydi. Klasik müzik konserine gittim çok yakın bir arkadaşımla beraber. Önce köfte sonra klasik müzik:) Sanki illa şarap içip bilmem ne mi yiyeceğiz caanım:) Konser boyunca arkadaşımın gazım var şikayetiyle karşılaştığım için ne olduğumu anlayamadım:) Başka... Dişim ağrıyor. Sıkılıyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun:) İçimden geldi şimdi. Kocaman, dünyaya bile sığmayacak mutluluklar istiyorum. Herkes için istiyorum. Keşke yine yağmur yağsa... Öyle özledim ki...

23 Mayıs 2010 Pazar

habersizce..öyle uzaktan.. öyle bilinmez;

Birinden öylesine hoşlanıyorsun ki, onu görünce yüzüne nedensizce bir gülümseme yayılıyor ve elini ayağını bile nereye koyacağını bilemiyorsun.. O senden neredeyse 12 yaş büyük; hiçbir şeyin farkında bile değil.. Sen kendi kendine çocuk gibi imkansız, tozpembe şeylere bağlanmanın aldatıcı gerçeklerle oyalanmanın peşindeyken; o her şeyden habersiz, sadece geliyor..gidiyor.. keşke bilebilseydi; keşke birgün onu durdurup tüm bunları söyleyecek cesaretin olsaydı; ama nerde... Utangaçlığın dibine çökmüş, kendi halinde öyle sıradan birine kim bakar ki zaten... geçici mi? zamanla geçer.. kulağında yankılanan cümleler... sırf bu, onu göremeyeceğin 3 ay boyunca, onu sadece bir kez gördüğün yere, hergün gidip; belki de saniyeliğine de olsa görebilme umudunun yeşerdiği... cümleyi bile bitiremiyorsun baksana... biliyorsun imkansız..çocukça..masumane... hiçbir şey olmayacak sen de farkındasın.. yağmur yağınca içini kaplayan bu mutluluğa ne olacak peki? Sen zaten hep ulaşılmaz şeylerin peşinde koşmamış mıydın! Al işte.. şimdi koş.. nefes nefese koş... hiçbir zaman yakalayamayacağın gökkuşağının peşinden..



Müzik sesleri geliyordu arkadan arkaya.. geri dön geri dön ne olur geri dön:(





tüm 2. tekil şahısları 1. tekil şahsın ağzından yazılmış gibi düşünün...

18 Mayıs 2010 Salı

-Cake-lendik

to me..coming from you "friend" is a four letter word, end is the only part of the world that i heard.. Call me morbid or absurd but to me.. coming from you "friend" is a four letter word...



When i go fishing for the words i am wishing you'll say to me.. i am really only praying that the words you'll soon be saying might betray the way you feel about me..



nnn..nnn..nnn..kırık...sınavlar...sınav...gerçek...yaşam..sınav...bezgin...sınav..kâbus..dua...İnşallah herkesin final dönemi iyi geçer:) Amin...

footnote: keep in mind that love is a four-letter word.. Could you get the very meaning?

24 Nisan 2010 Cumartesi

Anlam..- hayat ve uçmak

Hayat ne garip öyle değil mi?
Bir anda anlamını yitirip, sonra tekrar yeni bir anlama bürünebiliyor;
Örneğin bir kuş, bir balık, bir sandal...
Kuş anlamsızdır, hergün yüzlerce kuş anlamsız bir şekilde bir yandan öbürüne uçabilir,
ya da sadece biri bir yere konup, gözlerini sana dikip farklı gözlerle sana bakıyor olabilir;
İşte o zaman kuş anlam kazanır,
tıpkı hayat gibi...

Uçurtma da anlamsızdır, rüzgar da;
Düşün! Biri olmadan öteki ne kadar da sıradan öyle!
Ancak ki rüzgar uçurtmayı havaya kaldırıp, uçurtmayı uçuran çocuğun gözlerine o mutluluk ışıltılarını serpiştirdiğinde uçurtma anlam kazanır,
tıpkı hayat gibi...

11 Nisan 2010 Pazar

sıkkınlık

Öyle çok sıkıldım ki, yürüyerek dünyanın bir ucunu bulasım geliyor.
Şu aralar bakşa şeyler yapasım var;
Uçmak, düş kurmak, kurgulamak...
Öyle gerçekçiyim ki hayallerimde bile gerçekleştiremiyorum istediklerimi..
Neyse sıkılmak yok! ya da var! Annemin de dediği gibi:"Sıkı can iyidir, kolay çıkmaz!" Ah anne...:)

25 Mart 2010 Perşembe

ilk şarkı çevirim:)

Ne zamandır İngilizce-Türkçe şiir çevirilerinden bıkmıştım. İşte size Yasmin Levy'den bir Ladino şarkısı: "Me'stas Mirando" ve benim çevirim. Şimdiden kusurlarımın affı dileğiyle... Ladino dili (Judeo-Español) günümüz İspanyolcasından bir hayli farklı olduğundan ötürü, amiyane tabiriyle salladığım, yani yorumladığım kısımlardaki hatalarımın göz ardı edilmesi dileğiyle...
Kaynak metin: Me 'stas mirando
Me 'stas mirando, me 'stas kemando,
kon tus palavras me 'stas atando.
Asi bivas tu, dime ken sos tu?
Ke te kero avlar ven al luna park.
Sali al balkon ke te kero ver.
Ah! ke tengo amor en mi korason.
Toma 'ste hancher damelo en el bel.
Ah! no kero bivir kon esta dolor.

Çeviri metni:
Bana bakıyorsun
Bana bakıyorsun, benim için yanıyorsun,
Sözlerinle beni adeta düğümlüyorsun,
Böyle yaşıyorsun, söyle bana kimsin sen?
Luna parka gel de seninle konuşayım.
Balkona çık da seni göreyim.
Ah! Kalbimde öyle bir aşk besliyorum ki!
Hançeri kaldırdın, durma! Sapla belime!
Daha fazla bu acıyla yaşamak istemiyorum.

17 Mart 2010 Çarşamba

rengarenk? peki...

Şu an günbatımının kızıllığı altında, bir yaz akşamında, denizin içine kurduğum masada Yasmin Levy ve Leonard Cohen'le dertleşmek isterdim...

Yasmin Levy'den Komo la Roza'yı dinleyin, ben hep yapıyorum.
Hadi bakalım, herkesin hakkında hayırlısı. Allah'ım sen kimseyi utandırma. Amin!



*merhamet sonsuza kadar! Acımakla merhameti birbirinden ayırt edin artık!

18 Şubat 2010 Perşembe

Pencere ve daracık yol

Bugün Salam (kedim) odam havalansın diye açık bırakmış olduğum pencereden dışarıyı seyrederken aklıma bir soru takıldı:"Acaba bir kedinin gözlerinden İstanbul izlenimleri nasıl olurdu?"


Bilmem, ben kedi değilim. Olmak ister miydim? Orası ayrı.

12 Şubat 2010 Cuma

Kemal Paşazade Hazretlerinin Yavuz Sultan Selim'e yazdığı iki mısra...

Asrın güneşiydi; güneşin de ikindi vakti gibiydi.
Gölgesi çok uzun; ancak, zamanı kısaydı.

19 Ocak 2010 Salı

tekrar eve dönüş..

İstanbul'a son 8 gün..
Kar da yağıyor, yağsın..
Ayrılık'ı Aziza Mustafa Zadeh'ten dinlemeye de doyamadım.
Dolgu yaptırdım hayatımda ilk defa.
Bugün dünyada kendim kadar ödlek bir insanın bulunmadığının altına imzamı çakarım.
Ne kadar argo konuştum, birisi ağzımın payını versin.
Aaa midem bulandı, ben çıkıyorum:)

18 Ocak 2010 Pazartesi

Anlamıyorum!

* bir kulaklığım sapasağlam iken, diğerinin neden çalışmadığını ANLAMIYORUM!
* dinlediğim her şarkıda neden kendimden bir şeyler bulabildiğimi ANLAMIYORUM!
* indirim dedikleri 9.99999..99tl'lik malların neden düz hesap olmadıklarını ANLAMIYORUM!
* her hocanın kendi dersini bulunmaz hint kumaşı sanmasını ANLAMIYORUM!
* yazacak çok az şey bulup, yazdıklarımı da batırmamın sebebini ANLAMIYORUM!
* Karaköy-Tünel'i neden bu kadar çok sevdiğimi ANLAMIYORUM!

11 Ocak 2010 Pazartesi

4 soru 1 çift göz

Sadece 4 sorum var...
Nefret ediyorum bu uçurumlardan...
*Neden içimizden birileri pazardan kalmalarla karınlarını doyururken, diğerleri lüks peşinde ağızlarında köpüklerle koşturuyorlar?
*Neden Filistin'in yaraları hala kanıyor?(ve dahasının yaraları...)
*Neden bu kadar gözlerimiz kapalı, bilincimiz açıkken?
*Neden bu kadar tahammülsüzüz birbirimize, fikirlerimize?


Bir ayna lazım bize, bir de bir çift gören göz...

4 Ocak 2010 Pazartesi

paranın bereketi mi var Allah aşkına!

faturalar...ev kirası...Salam'ın mamaları ve aşıları derken hiç paramız kalmadı. Bakalım bilet paramı bulabilecek miyim? Hadi hayırlısı! Vardır mutlaka bir çözümü. Geç yatmaya da fena alıştım.Salam hiç normal bir kedi değil; o kadar haylaz ki bardak kırıyor, evi karıştırıyor. Deli yani... Buradan şu sonuca varmak muhtemel: "Bu evde hiçkimse normal değil:)" yaptığına şantaj denir böyle aşka montaj denir...şantaj montaj şantaj montaj.. Bu kedi beni birgün ortadan ikiye ayıracak tırnaklarıyla.. Pençelendim resmen... Neyse bu kadar.



El mar y el cielo se ven igual de azules y en la distancia parece que se unen...

1 Ocak 2010 Cuma

lost or found?


ahhh... anneciğim.... seni o kadar özledim ki, ifade edemiyorum şu an duygularımı... ne yazsam ne desem boş...


. Evime gitmek istiyorum, evime...



... Sadece Ev-ime.