29 Mayıs 2010 Cumartesi

Gecenin körü yazısı...

Başlamadan önce;

Şu aralar bağlaç olan "de"leri ayırmayanlarla fena halde kafayı bozmuş bulunmaktayım, neden ben de bilmiyorum? Sanki gözüme sokuyorlar bu hatayı!

Saat gecenin 3 buçuğu, aslında benim gibi bir insan için erken bile sayılabilir. Finallerim bitti; fakat yapmam gereken son iki ödevim var! Ödevlerden nefret ediyorum:) Neyse... Ayşecik uyudu, psikopat kedi Salam zaten uyumaktan başka bir şey yapmıyor, ben de artık sıkıntıdan bılogır'a dadanmış durumdayım. Diğer insanlarda da bu takıntı var mı bilmiyorum; ama sevdiğim bir şarkıyı üst üste neredeyse 85 milyon kez dinliyorum. Hey Allah'ım! Öneriyorum: "Oi Va Voi- Tatar Love Song" başka.... son günlerde hayatım normal günlerine nazaran fazla hareketliydi. Klasik müzik konserine gittim çok yakın bir arkadaşımla beraber. Önce köfte sonra klasik müzik:) Sanki illa şarap içip bilmem ne mi yiyeceğiz caanım:) Konser boyunca arkadaşımın gazım var şikayetiyle karşılaştığım için ne olduğumu anlayamadım:) Başka... Dişim ağrıyor. Sıkılıyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun:) İçimden geldi şimdi. Kocaman, dünyaya bile sığmayacak mutluluklar istiyorum. Herkes için istiyorum. Keşke yine yağmur yağsa... Öyle özledim ki...

23 Mayıs 2010 Pazar

habersizce..öyle uzaktan.. öyle bilinmez;

Birinden öylesine hoşlanıyorsun ki, onu görünce yüzüne nedensizce bir gülümseme yayılıyor ve elini ayağını bile nereye koyacağını bilemiyorsun.. O senden neredeyse 12 yaş büyük; hiçbir şeyin farkında bile değil.. Sen kendi kendine çocuk gibi imkansız, tozpembe şeylere bağlanmanın aldatıcı gerçeklerle oyalanmanın peşindeyken; o her şeyden habersiz, sadece geliyor..gidiyor.. keşke bilebilseydi; keşke birgün onu durdurup tüm bunları söyleyecek cesaretin olsaydı; ama nerde... Utangaçlığın dibine çökmüş, kendi halinde öyle sıradan birine kim bakar ki zaten... geçici mi? zamanla geçer.. kulağında yankılanan cümleler... sırf bu, onu göremeyeceğin 3 ay boyunca, onu sadece bir kez gördüğün yere, hergün gidip; belki de saniyeliğine de olsa görebilme umudunun yeşerdiği... cümleyi bile bitiremiyorsun baksana... biliyorsun imkansız..çocukça..masumane... hiçbir şey olmayacak sen de farkındasın.. yağmur yağınca içini kaplayan bu mutluluğa ne olacak peki? Sen zaten hep ulaşılmaz şeylerin peşinde koşmamış mıydın! Al işte.. şimdi koş.. nefes nefese koş... hiçbir zaman yakalayamayacağın gökkuşağının peşinden..



Müzik sesleri geliyordu arkadan arkaya.. geri dön geri dön ne olur geri dön:(





tüm 2. tekil şahısları 1. tekil şahsın ağzından yazılmış gibi düşünün...

18 Mayıs 2010 Salı

-Cake-lendik

to me..coming from you "friend" is a four letter word, end is the only part of the world that i heard.. Call me morbid or absurd but to me.. coming from you "friend" is a four letter word...



When i go fishing for the words i am wishing you'll say to me.. i am really only praying that the words you'll soon be saying might betray the way you feel about me..



nnn..nnn..nnn..kırık...sınavlar...sınav...gerçek...yaşam..sınav...bezgin...sınav..kâbus..dua...İnşallah herkesin final dönemi iyi geçer:) Amin...

footnote: keep in mind that love is a four-letter word.. Could you get the very meaning?