Birinden öylesine hoşlanıyorsun ki, onu görünce yüzüne nedensizce bir gülümseme yayılıyor ve elini ayağını bile nereye koyacağını bilemiyorsun.. O senden neredeyse 12 yaş büyük; hiçbir şeyin farkında bile değil.. Sen kendi kendine çocuk gibi imkansız, tozpembe şeylere bağlanmanın aldatıcı gerçeklerle oyalanmanın peşindeyken; o her şeyden habersiz, sadece geliyor..gidiyor.. keşke bilebilseydi; keşke birgün onu durdurup tüm bunları söyleyecek cesaretin olsaydı; ama nerde... Utangaçlığın dibine çökmüş, kendi halinde öyle sıradan birine kim bakar ki zaten... geçici mi? zamanla geçer.. kulağında yankılanan cümleler... sırf bu, onu göremeyeceğin 3 ay boyunca, onu sadece bir kez gördüğün yere, hergün gidip; belki de saniyeliğine de olsa görebilme umudunun yeşerdiği... cümleyi bile bitiremiyorsun baksana... biliyorsun imkansız..çocukça..masumane... hiçbir şey olmayacak sen de farkındasın.. yağmur yağınca içini kaplayan bu mutluluğa ne olacak peki? Sen zaten hep ulaşılmaz şeylerin peşinde koşmamış mıydın! Al işte.. şimdi koş.. nefes nefese koş... hiçbir zaman yakalayamayacağın gökkuşağının peşinden..
Müzik sesleri geliyordu arkadan arkaya.. geri dön geri dön ne olur geri dön:(
tüm 2. tekil şahısları 1. tekil şahsın ağzından yazılmış gibi düşünün...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder