Si tu eres mi carnal
Déjame ser tu ranchito
Si tu eres mi nopal
Déjame ser tu taquito
Pa llenar la pancita mama
Pancita de suadero..
Con todo y cebollita ,mama,
Vámonos a comer…
Vámonos de jaleo, mama,Vámonos ya
La marea va subiendo…
Por la vieja Sonora la marea va subiendo…
Por la vieja sonora caen gotas a montón…
Sopita de camarón se la lleva la corriente…
Sopita de camarón la marea va subiendo……
Subiendo mama…… va subiendo la marea……subiendo mama……va subiendo.. ay que marea… !
Hoy tuve miedo de mi sombrita
Ahi en la esquina del raval
Hoy tuve miedo de mi sombrita
So …me tumbé bajo el sol…
Mama…la marea va subiendo…Mama..va subiendo hay que marea…(nada es para siempre….)
31 Aralık 2009 Perşembe
28 Aralık 2009 Pazartesi
finaller bitti...
İnanamıyorum! Finallerim bitti. Bugünkü siyaset ve uluslararası ilişkiler sınavından sonra özgürüm! İş bulup para biriktirsem iyi olacak sanırım. Çürükler de cabası... Bir de dolgu parası çıktı başıma... off off.. Dün sabaha kadar ders çalıştığım için beyin hücrelerim hala normal yaşantılarına dönemediler. Neyse fazla uzatmamak gerekiyor sanırım. Aslında iş buldum gibi; ama bakalım... İnşallah hocamın aracılığı ile bulmuş olduğum tur şirketiyle sorun çıkmaz. Kafam bir dolu...bir boş...Yılbaşının benim için hiçbir değeri olmadığı da ortada...Haaa ellerimin üzerinde dünya haritasına benzeyen şekiller çıktı. Çılgın kedi tırmalaya tırmalaya doymadı vallahi...
Ben barış, kardeşlik ve mutluluk istiyorum, bugün de istiyorum.
Yıllar var ki yorgunum ben , gökyüzüne vurgunum ben...
Ben barış, kardeşlik ve mutluluk istiyorum, bugün de istiyorum.
Yıllar var ki yorgunum ben , gökyüzüne vurgunum ben...
25 Aralık 2009 Cuma
24 Aralık 2009 Perşembe
noktasız
20 Aralık 2009 Pazar
ben: Salak! ben: Aptal! cici Salam! durgun Salam!
çok kızıyorum kendime, çok çok çok...kocaman... Haftaya bilmem kaç milyon tane sınavım var, kafamı toplayıp oturamıyorum derslerimin başına...şu an burada olup inek gibi oraya buraya bakınacağıma salı günündeki siyaset bilimine giriş sınavıma çalışabilir, ya da yarınki ismini bile hatırlayamadığım sınavıma bakabilirim; ama yapmak istemiyorum! Burcu beynimi şartladığımı düşünüyor, bence beynim bile yok. Delireceğim haaa!!!! çıldırmak üzereyim stressten. Anne, ben manyak oldum :)
Artık KEDİM var... adı SALAM:) Yani kedimiz =) Evimize farklı bir soluk geldi, tek problem sadece yiyip, içip yatması ve hiç pas vermemesi... Beni de depresyona soktun be Salam. Ahh Cabbar'ım ahhh... Kocaman bir siyah tekir! Bizim kıza almayı düşünüyorum seni... Sıfırı tükettik aşı, mama, kum parası derken... Şşşş... Aramızda kalsın annemin haberi yok.. Duysa gözlerimi oyar zaten... Ehehehe... Enerji patlaması yaşıyorum... Hemen Salam ile karşılaşma hikayeme geçeyim. Daldan dala daldan dala dal dal dal.. Semra hanım'ın remiksi gibi oldu (Bkz: Ben evleniyorum.) Cuma günü yağmur altında kulağımda kulaklıklar eve gelirken, her zaman geçtiğim yolda tüylü bir yaratık gördüm; tüy ama nasıl tüy! koca kuyruk:) Bu kesin pas vermez diyerek şansımı denedim... Bir ne ne göreyim! Ayaklarıma dolandı:) Her tarafı toz içerisindeydi; o kadar şekerdi ki... Dayanamayıp ev arkadaşımı aradım. O da sağolsun hemen koştu. Operasyon başladı... Bakkaldan salam aldık, yollara serpe serpe apartmana kadar getirdik.. Sonrası zaten bilindik.. Eve getirdik ve veterinere götürdük. Aşı olurken çok sinirlendi.. Yerim ben onu! Bu arada arkadaşımın odasına 2 kez kakasını yaptı. Ehehee :):):) Salam'ım benimmmmm
Artık KEDİM var... adı SALAM:) Yani kedimiz =) Evimize farklı bir soluk geldi, tek problem sadece yiyip, içip yatması ve hiç pas vermemesi... Beni de depresyona soktun be Salam. Ahh Cabbar'ım ahhh... Kocaman bir siyah tekir! Bizim kıza almayı düşünüyorum seni... Sıfırı tükettik aşı, mama, kum parası derken... Şşşş... Aramızda kalsın annemin haberi yok.. Duysa gözlerimi oyar zaten... Ehehehe... Enerji patlaması yaşıyorum... Hemen Salam ile karşılaşma hikayeme geçeyim. Daldan dala daldan dala dal dal dal.. Semra hanım'ın remiksi gibi oldu (Bkz: Ben evleniyorum.) Cuma günü yağmur altında kulağımda kulaklıklar eve gelirken, her zaman geçtiğim yolda tüylü bir yaratık gördüm; tüy ama nasıl tüy! koca kuyruk:) Bu kesin pas vermez diyerek şansımı denedim... Bir ne ne göreyim! Ayaklarıma dolandı:) Her tarafı toz içerisindeydi; o kadar şekerdi ki... Dayanamayıp ev arkadaşımı aradım. O da sağolsun hemen koştu. Operasyon başladı... Bakkaldan salam aldık, yollara serpe serpe apartmana kadar getirdik.. Sonrası zaten bilindik.. Eve getirdik ve veterinere götürdük. Aşı olurken çok sinirlendi.. Yerim ben onu! Bu arada arkadaşımın odasına 2 kez kakasını yaptı. Ehehee :):):) Salam'ım benimmmmm
12 Aralık 2009 Cumartesi
öylesine...
saat sabahın 4ü ve ben kulağımda gök gürültüsü... finallerim yaklaşıyor, düzeltmem gereken birçok ders var; fakat çalışmak isteyen olmadıktan sonra...kaç gündür hava da bir garip...aslında güzel...yağmuru, karı severim. sıkıldım, bağırasım var. deli gömleği giydirilmiş bir "sıradan" gibiyim. benim -öylesine-lerim de bundan ibaret.
ben bir kedi istiyorum:)
ben bir kedi istiyorum:)
10 Aralık 2009 Perşembe
Akbilim çalındı, hükümsüzdür:(:(:(
Anlamıyorum şu insanları! Çaldın değil mi?Ben cebimden burnumu silmek için mendil çıkarırken yere düşen akbilimi çaldın! Çünkü senin ihtiyacın vardı, peki ya ben? Daha yeni dişimden tırnağımdan arttırıp 55 milyon verip doldurtmuştum. Yaptığın iş mi senin hırsız bey? Şimdi okuldan dolayı zamanım olmadığı için bindiğim 4 araca da para veriyorum. Sizin gibiler beddualara bile layık değil. Allah'a bırakıyorum. Bu arada quizim olacağı gece, yani akbilimin "araklandığı" günün gecesi elektrikler kesildi. Allah'tan geç olmadan geldi. Deneniyoruz sadece böyle küçük şeylerle. Sabretmeyi öğrenmem gerekiyor. Çok eksiğim, haddinden fazla...
Dersler beni mahvediyor...
Dersler beni mahvediyor...
6 Aralık 2009 Pazar
Coşumlama...martıları sever misiniz?
Martıları sever misin çocuk? Sana söylüyorum küçük kız! Arkanı dönsen göreceksin. Martılar da sana benzerler, özgürlük iki kanatlarının arasında, gökyüzü zaten öyle... Bazen denizler üzerinde görürüm onları çocuk...çünkü martılar da bizler gibidirler, acıkırlar...bir balık, simit, ekmek, ne varsa. Vapura bindin mi küçük kız, görür müsün sandalları, balıkçı kayıklarını? Nasıl sallanırlar değil mi küçük kız? Bazen sen de öyle sallanırsın değil mi; ama sonra geçer...devam edersin. Geri dönmek istemiyorum küçük kız, düzeltmek istemiyorum yazdıklarımı. Kulaklarım tıkalı, burnum tıkalı... Gözlerin olmasaydı? Görebilecek miydin çocuk martıları, dünyayı? Neden irili ufaklı bu martılar, neden bazıları griye çalıyor? "konuşan vapurlara bindir beni, denize örtünecek gözlerim."demiş Murat Yılmazyıldırım. Bilir misin bu şarkıyı düşlerim ben her vapurda. Dili olsaydı ne derdi bu vapurlar? Yelkenleri de severim küçük kız! Rüzgara kendini bırakmak da güzeldir, ama ben en çok çocukları severim küçük kız, sen anlamazsın ama! çünkü sen sadece çocuksun. Masumiyeti severim, temizliği de severim. Bir de "Biz büyüdük ve kirlendi dünya!" var Yeni Türkü'den. Sizleri sevindirmeyi severim bir de... Bazen bir çikolata, bazen şeker, oyuncak...Siz bunlarla mutlu olursunuz küçük kız, peki ya biz? Biz...
Sin Título
Dün ben neden part-time eşeklik ya da katırlık yapmıyorum ki diye sorguladım. Neden mi? Çünkü kargodan aldığım 9 kiloluk koliyi eve otobüsle taşıdım da o yüzden. Resmen belim koptu; fakat taksiye vereceğim parayı cebe atmış oldum. Hihuhahaha.
*pazartesi sendromu geliyor yarın.
*ödevlerden nefret ediyorum.
*oleyyyy!
*pazartesi sendromu geliyor yarın.
*ödevlerden nefret ediyorum.
*oleyyyy!
4 Aralık 2009 Cuma
zıpzıp
I was following the pack all swallowed in their coats with scarves of red tied ’round their throats to keep their little heads from fallin’ in the snow
And I turned ’round and there you go
And, Michael, you would fall and turn the white snow red as strawberries in the summertime......
:):):):):):):):):):):):)))))))))))))))))
And I turned ’round and there you go
And, Michael, you would fall and turn the white snow red as strawberries in the summertime......
:):):):):):):):):):):):)))))))))))))))))
3 Aralık 2009 Perşembe
Yazmasam çatlardım / saat: 02:23
O kadar sıkıldım ki...
Hava soğuk; ama hiç üşümüyorum,
Dişim de bir yandan zonkluyor, at dişi midir nedir!
Günlerdir uykusuz bünye, anti-uyku timi görevde, direniyor diz ve göz kapaklarım.
Düşünüyorum da ne oluyor etrafımızda, sana ne oluyor, bana, ona, şuna, buna? Yazdıklarımı şuursuzca döküyorum, sadece klavye çalışıyor, beynimle herhangi bir etkileşim içinde değil bugün tuşlar ve harfler... Kopuk... Neden benim yeteneğim yok? Herkes çatır çatır yazıyorken... Ben de bin sayfalık kitaplar yazmak istiyorum, kurgulamak, yerine koymak, farklı farklı dünyalardan kahramanlar çağırmak istiyorum dünyama, ama çağrıma kulak veren yok! Kahramanlar bile kendi işleriyle meşguller, ben ise yazmakla... Ne haddime! Ancak ben yazmadan durulamam, durulmazsam da yazamam. Anne, sana "tez-anti tez-sentez"i anlatacağım. Blogger saat anlayışını çözebilen var mı, yoksa tek özde ve sözde tek saf "angut" ben miyim? Merak ediyorum açıkçası. Hadi 3 tane elmayı 2 baba ve 2 oğula, herkese 1er tane elma düşecek şekilde paylaştırın.
Hava soğuk; ama hiç üşümüyorum,
Dişim de bir yandan zonkluyor, at dişi midir nedir!
Günlerdir uykusuz bünye, anti-uyku timi görevde, direniyor diz ve göz kapaklarım.
Düşünüyorum da ne oluyor etrafımızda, sana ne oluyor, bana, ona, şuna, buna? Yazdıklarımı şuursuzca döküyorum, sadece klavye çalışıyor, beynimle herhangi bir etkileşim içinde değil bugün tuşlar ve harfler... Kopuk... Neden benim yeteneğim yok? Herkes çatır çatır yazıyorken... Ben de bin sayfalık kitaplar yazmak istiyorum, kurgulamak, yerine koymak, farklı farklı dünyalardan kahramanlar çağırmak istiyorum dünyama, ama çağrıma kulak veren yok! Kahramanlar bile kendi işleriyle meşguller, ben ise yazmakla... Ne haddime! Ancak ben yazmadan durulamam, durulmazsam da yazamam. Anne, sana "tez-anti tez-sentez"i anlatacağım. Blogger saat anlayışını çözebilen var mı, yoksa tek özde ve sözde tek saf "angut" ben miyim? Merak ediyorum açıkçası. Hadi 3 tane elmayı 2 baba ve 2 oğula, herkese 1er tane elma düşecek şekilde paylaştırın.
Yardım??
Arkadaşlar, her türlü yolu denememe rağmen, başlık yerine çıkan şu "la mujer" ile başlayan resmi silemiyorum. Sinirden kudurmak üzereyim, bir yol, çare bilen varsa bir zahmet bir şeyler önerebilir mi?
ne alakası var?
kuduz:D,
öneri,
resim silme,
yardım
2 Aralık 2009 Çarşamba
İNŞİRAH SURESİ
İNŞİRAH SURESİ (94)
Bismillahirrahmanirrahim
94/1. Senin gönlünü açmadık mı?
94/2-3. Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?
94/4. Senin şanını yükseltmedik mi?
94/5. Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.
94/6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
94/7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş;
94/8. Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste.*
Allah'ım sınavlarımın sonuçları teker teker açıklanıyorlar. Sen kötü notlarla beni ve hiçbir öğrenci kardeşimi karşılaştırma, emeklerimizin karşılığını almamızı sağla Rabbim. Siyaset...İçim gidiyor, inşallah çalıştığıma pişman olmam.
Amin...
Bismillahirrahmanirrahim
94/1. Senin gönlünü açmadık mı?
94/2-3. Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?
94/4. Senin şanını yükseltmedik mi?
94/5. Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.
94/6. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
94/7. Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş;
94/8. Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste.*
Allah'ım sınavlarımın sonuçları teker teker açıklanıyorlar. Sen kötü notlarla beni ve hiçbir öğrenci kardeşimi karşılaştırma, emeklerimizin karşılığını almamızı sağla Rabbim. Siyaset...İçim gidiyor, inşallah çalıştığıma pişman olmam.
Amin...
30 Kasım 2009 Pazartesi
Dünlük...
Dünü özetlemeye koyuldum: büsbütün bir karmaşa! Dün sabah İstanbul'a ayak bastığımda havanın yağmurlu olacağını biliyordum; fakat bir şekilde eve dönerim sanmıştım, yanılmışım! Yolunmuş tavuk gibi şaşkın şapalak ortada kalmıştım ve param da yoktu, genelde olmaz çünkü. Ne yapayım diye düşünürken otobüs şirketinin servisiyle gelmem gereken yere kadar geldim ve sonrası... Kamyon, tır, eşek her ne derseniz deyin, en az onlar kadar yüküm vardı, ciddiyim ve abartmıyorum. Hepsini durağa kadar taşıdım. Reklam olmasın diye numara(!) vermiyorum, yağmur altında sığındığım bir yerde ben ve ötekilerle birlikte bir hayli zaman bekledik, sonunda buyur etti bizimki. Atladım, en yakın yerde indim ve yürüdüm. Resmen canım çıkmıştı. Taksiye vermediğim olmayan paramın cezasını sırtım, ayaklarım ve beyincağazım olmak üzere ödemiştik. Mutsuz muyum? Asla! Kendi işimi kendim görmekten inanılmaz mutluluk duyuyorum. Şimdi ise ödev yapma ve ders çalışma zamanı, tabi yerseniz :):):)
27 Kasım 2009 Cuma
Dönüş...
Ne kadar ani oldu değil mi?
Halbuki ha bugün ha yarındı.
Offf.... Yine dönüşler, yine telaş, yine,yine,yine... Geldi mi gitmek istemeyenlerden ya da hiç gelmek istemeyenlerdenim ben galiba. Kendi kendini hazırlayan bavul hadi hazırlan! Hiç uğraşamam sizleri toplamakla eşyalarım; kafamı toplamaktan acizken şuanda. Bayram ne kadar güzel geçiyor:) ( Hay bu ben! İlla ki araya konu dışı birkaç lakırdı koyacağım.) Sanırım asıl serbest yazı şu an bu karaladığım olmalı. Kitabım bitti, emziği alınan bebekten bile daha şaşkınım.
İster bahar, ister ayaz yolum seninle
Duysun dünya, karşı dursun,
Düşsün peşime.
{Moğollar- Yolum Seninle}
Halbuki ha bugün ha yarındı.
Offf.... Yine dönüşler, yine telaş, yine,yine,yine... Geldi mi gitmek istemeyenlerden ya da hiç gelmek istemeyenlerdenim ben galiba. Kendi kendini hazırlayan bavul hadi hazırlan! Hiç uğraşamam sizleri toplamakla eşyalarım; kafamı toplamaktan acizken şuanda. Bayram ne kadar güzel geçiyor:) ( Hay bu ben! İlla ki araya konu dışı birkaç lakırdı koyacağım.) Sanırım asıl serbest yazı şu an bu karaladığım olmalı. Kitabım bitti, emziği alınan bebekten bile daha şaşkınım.
İster bahar, ister ayaz yolum seninle
Duysun dünya, karşı dursun,
Düşsün peşime.
{Moğollar- Yolum Seninle}
Sin Palabras

no te alejes de mí
no te alejes de mí
no te alejes de mí
deja que yo te mire
te sienta a mi lado
ya ves
no te vayas de mí
no te vayas de mí
despierta y te veo
a mi lado feliz
ya me acuerdo
te vi asomar
tus ojos
sin palabras
la química, sonrisas, miradas y todo..
vuelvo a sentir
no lo creí
vuelvo a nacer la sal, la vida
ya me acuerdo
te vi asomar
tus ojos
sin palabras
la química, sonrisas, miradas y todo..
ne alakası var?
endülüs,
ispanya,
ispanyolca,
radio tarifa
26 Kasım 2009 Perşembe
Proxima Estacion: Esperanza!

Yol=ev
Yol=annem
Yol=ablam
Yol=tülay
Biliyorum anlamsız gözüküyor; fakat herbiri benim için bir o kadar anlamlı.
İnşallah bu gece geliyorum anneciğim. Eşyalarımı hazırlamaktan nefret ediyorum, keşke kendi kendini toplayan bavullar ve ışınlama cihazları üretilse. Bir ton ödevle geliyorum eve. Bu arada herkesin bayramı mübarek olsun. Bu bayramı hayvanlara eziyet, katliam olarak gören arkadaşlara:" Hayvanlar kesilirken herhangi bir acı hissetmiyorlar; aksine bundan mutluluk duyuyorlar. Şunu hissederek bayramı daha şuurlu geçirin: Bu bayramda eğer sırf hayvanı kesip, buzdolabına doldurup sonra yıl boyu etlerini yemek için bir niyetiniz yoksa, olabildiğince et yiyemeyenlere, muhtaçlara ve kurban kesemeyen etrafınızdaki insalara dağıtın." :)
ne alakası var?
kurban bayramı,
lakırdı,
özlem:(,
yol,
yolculuk
25 Kasım 2009 Çarşamba
...
Evet! Tam tüm sıkıntılarınızı unuttuğunuz, internete daldığınız şu saniyelerde sizlere bazı şeyleri hatırlatmayı ben de istemezdim; fakat çocuklar sandığımız gibi güvende değiller, ayrıca mutlu hiç değiller. Tıpkı Filistin'deki kardeşleri gibi... Onları bile mutsuzluğa itmeyi başaran, yarına dair umutlarını ezip parçalayan ben de dahil herkesi kutluyorum.
Dipnot: Alıntı: Kings of Convenience- Little Kids
Birazcık empati, herkese sempati.
Saygılarımla...
Kırmızı Başlıklı Kedi-Köpek
İki gündür dökemediklerimi dökmek istiyorum. İçimden gelenleri anlatmak... Vazgeçtim!
Yedikule Hayvan Barınağı'na gideniniz var mı? Ben de gitmedim henüz; fakat internet sitelerinden takip edebiliyorum. Hayvanlara da gönüllük ablalık, abilik yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bu, güzel bir duygu olmalı. Pet şapşuplardan tonlarca para sayıp sonra sokaklara fırlattığınız hayvanlarınıza onlar sahip çıkıyorlar. Ayrıca giderken kuru mama, battaniye, gazete, su kabı vesaire ihtiyaçlarını da giderebiliyorsunuz. İnşallah birgün yolum o tarafa düşer de, bir gidip görürüm. Hayvan satımı, iğrenç!
Yedikule Hayvan Barınağı'na gideniniz var mı? Ben de gitmedim henüz; fakat internet sitelerinden takip edebiliyorum. Hayvanlara da gönüllük ablalık, abilik yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bu, güzel bir duygu olmalı. Pet şapşuplardan tonlarca para sayıp sonra sokaklara fırlattığınız hayvanlarınıza onlar sahip çıkıyorlar. Ayrıca giderken kuru mama, battaniye, gazete, su kabı vesaire ihtiyaçlarını da giderebiliyorsunuz. İnşallah birgün yolum o tarafa düşer de, bir gidip görürüm. Hayvan satımı, iğrenç!
Hatıra
Dün, bir gölge gibi geçti yanımdan
Oydu, bir bakışta tanıdım onu;
Rüyalarıma tayf halinde konan,
Peşime bir korku gibi düşen o.
Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.
Dolardı aydınlık olup, odama.
Bahçemde süzülür giderdi bahar
Sabahının fecri vururken cama.
AYAKLARI KUMDA BIRAKMADAN İZ
YANIMA GELDİĞİ HEP GECELERDİ;
SANKİ BİR LAHİTTEN KALKAR VE SESSİZ
UZAK BİR MAZİYE DÖNÜP GİDERDİ.
Bir avuç ışıktı incecik yüzü,
Gözleri geceler gibi derindi;
İçine başımın her an düştüğü
Avuçları sudan daha serindi.
Geçerken dün yoldan, ruhumu saran
Bir gölge halinde ve ağır ağır;
Tanıdım; o, yâdı hoş zamanlardan
Seven ve yaşayan bir hatıradır.
Ahmet Muhip Dıranas
ne alakası var?
Ahmet Muhip Dıranas,
Hatıra,
Şiir
23 Kasım 2009 Pazartesi
değişmeceler...
Ev arkadaşım, sevdiğim bir resmimi kesip, kafamı dünya vücut şampiyonunun vücuduna ve iguanaya yapıştırdıktan sonraki ilk intikam planımı gerçekleştirdim.
Şu an onun da en sevdiği resmindeki kafası, öyle böyle, değişik türden bir insanın vücuduna sabitlenmiş durumda.
Seviyorum seni dünya...
Şu an onun da en sevdiği resmindeki kafası, öyle böyle, değişik türden bir insanın vücuduna sabitlenmiş durumda.
Seviyorum seni dünya...
bugüne dair...
Bazen sadece nefes aldığının ve hissedebildiğinin farkına varmak bile güzeldir.
Bugün;
Beynimin kıvrımları iç içe geçip, dolaştılar.
Bir süreliğine kendimi kaybedip, aradım.
Sonunda buldum.
Yanlışlar yaptım, biraz pahalıya patladı.
Olsun umut etmeye devam.
Sıkıldım...
Bugün;
Beynimin kıvrımları iç içe geçip, dolaştılar.
Bir süreliğine kendimi kaybedip, aradım.
Sonunda buldum.
Yanlışlar yaptım, biraz pahalıya patladı.
Olsun umut etmeye devam.
Sıkıldım...
22 Kasım 2009 Pazar
Camaron de la isla letras
Ay…Vamos niña pa la bamba ofrecido por
Que te voy a columpiar,
Yo te dare despacito
No te vaya a marear.
Si los pañuelos que tienes ofrecido por
Tu los bordaras en oro,
No tiene valor ninguno
Pa las lagrimas que lloro.
Que bonita esta mi niña ofrecido por
En el columpio subia,
Entre los pinares verdes,
Disfrutando de ese dia.
Que te voy a columpiar,
Yo te dare despacito
No te vaya a marear.
Si los pañuelos que tienes ofrecido por
Tu los bordaras en oro,
No tiene valor ninguno
Pa las lagrimas que lloro.
Que bonita esta mi niña ofrecido por
En el columpio subia,
Entre los pinares verdes,
Disfrutando de ese dia.
ne alakası var?
camaron de la isla,
flamenko
21 Kasım 2009 Cumartesi
Merhamet,tebessüm,hoşgörü... yitirdiklerimiz...
"İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez."
Müslim, Fedail, 66; Tirmizi, Birr, 16.
"Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir."
Tirmizi, İlm, 14.
"Nerede olursan ol Allah a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran."
Tirmizi, Birr, 55.
"Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. "
Buhari, İman, 7; Müslim, İman, 71.
"İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız."
Müslim, İman, 93; Tirmizi, Sıfatu l-Kıyame, 56.
"(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme."
Tirmizi, Birr, 58.
Müslim, Fedail, 66; Tirmizi, Birr, 16.
"Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir."
Tirmizi, İlm, 14.
"Nerede olursan ol Allah a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran."
Tirmizi, Birr, 55.
"Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz. "
Buhari, İman, 7; Müslim, İman, 71.
"İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız."
Müslim, İman, 93; Tirmizi, Sıfatu l-Kıyame, 56.
"(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme."
Tirmizi, Birr, 58.
Tek kitap ve çeşitlemeler
Katmerli zakkumların üzerine tükürdükten sonra...
[Eduardo Mendoza]
...katillere özgü kendini beğenmişlikle çekti silahını
[Daniel Pennac]
ve şarjörü boşaltıncaya kadar ateş etti.
[ Amelie Nothomb]
Murat Menteş'in okuduğum ikinci kitabı: "Korkma Ben Varım" Alışılmışın dışında, benzersizliği sollamış ve kanımca yazarının üstün zekasının adeta "Ben de varım!" dediği türden bir kitap. Çarpıcı başlıklar, otobüste giderken bile kendimi tutamayıp geniş bir şekilde sırıttığım espriler, Mr. Spock, Abdülcabbar, Ruhiye Hanım, papağan Huduni, cin Jajha, Atom Bombacıyan, Uçan Kız, Abidin Dandini, Leyla Kalahari ve daha neler neler.
[Eduardo Mendoza]
...katillere özgü kendini beğenmişlikle çekti silahını
[Daniel Pennac]
ve şarjörü boşaltıncaya kadar ateş etti.
[ Amelie Nothomb]
Murat Menteş'in okuduğum ikinci kitabı: "Korkma Ben Varım" Alışılmışın dışında, benzersizliği sollamış ve kanımca yazarının üstün zekasının adeta "Ben de varım!" dediği türden bir kitap. Çarpıcı başlıklar, otobüste giderken bile kendimi tutamayıp geniş bir şekilde sırıttığım espriler, Mr. Spock, Abdülcabbar, Ruhiye Hanım, papağan Huduni, cin Jajha, Atom Bombacıyan, Uçan Kız, Abidin Dandini, Leyla Kalahari ve daha neler neler.
ne alakası var?
Kitap,
Korkma Ben Varım,
Murat Menteş
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


