3 Aralık 2009 Perşembe

Yazmasam çatlardım / saat: 02:23

O kadar sıkıldım ki...
Hava soğuk; ama hiç üşümüyorum,
Dişim de bir yandan zonkluyor, at dişi midir nedir!
Günlerdir uykusuz bünye, anti-uyku timi görevde, direniyor diz ve göz kapaklarım.

Düşünüyorum da ne oluyor etrafımızda, sana ne oluyor, bana, ona, şuna, buna? Yazdıklarımı şuursuzca döküyorum, sadece klavye çalışıyor, beynimle herhangi bir etkileşim içinde değil bugün tuşlar ve harfler... Kopuk... Neden benim yeteneğim yok? Herkes çatır çatır yazıyorken... Ben de bin sayfalık kitaplar yazmak istiyorum, kurgulamak, yerine koymak, farklı farklı dünyalardan kahramanlar çağırmak istiyorum dünyama, ama çağrıma kulak veren yok! Kahramanlar bile kendi işleriyle meşguller, ben ise yazmakla... Ne haddime! Ancak ben yazmadan durulamam, durulmazsam da yazamam. Anne, sana "tez-anti tez-sentez"i anlatacağım. Blogger saat anlayışını çözebilen var mı, yoksa tek özde ve sözde tek saf "angut" ben miyim? Merak ediyorum açıkçası. Hadi 3 tane elmayı 2 baba ve 2 oğula, herkese 1er tane elma düşecek şekilde paylaştırın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder